Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İKONOKLAZMA

-İkon kırıcılık- anlamında Yunanca sözcük. Bizans tarihinin her tür dinsel tasvirin kaldırılması için girişilen çalışmalarla geçen dönemi (8. yy). İkonoklazma döneminde sanat, figüratif resim yasaklandığından ötürü, üsluplartırılmış bitkiler ve geometrik örgelere yönelmiştir. Elde o dönemden kalma pek az sanat yapıtı bulunmaktadır. Bizans resim sanatı ikonoklazma döneminden sonra, yine kendi figüratif geleneğine dönmüştür.

TİFFANY

Art Nouveu akımının ünlü Amerikalı temsilcilerinden L.C. Tiffany'nin New York'ta ki atölyesinde, 20. yy'ın ilk 15 yılı içinde üretilmiş her türlü cam eşyaya verilen ad. Bunların bir bölümü vazo, kase gibi eşyalardan, bir kesimiyse vitray tekniğiyle yapılmış avize, masa lambası gibi ürünlerden oluşmaktadır.

GERÇEKÜSTÜCÜLÜK / SÜRREALİZM

1916'dan bu yana etkisini sürdüren bir modern sanat akımı. Yalnız resim ve heykelde değil, sinema, tiyatro ve edebiyat alanlarında da yayılmıştır. Gerçeküstücülük, resim ve heykelde betileri gerçek dünyadaki ilişkilerine göre ele almaz. Aksine bunlar hiç var olmayacak düşsel bir ortam yaratacak bir kompozisyon içinde sunulurlar. Bazen betiler tek tek ele alındıklarında tümüyle gerçekçi bir teknikle yaratıldıkları görülür. Bu durumda yapıtı gerçeküstücü kılan şey, sadece kompozisyonun olası bir dünyayı betimlememesi olacaktır. Bazen ise, hem betiler düşsel bir yaratık ve nesnelere aittirler, hem de bunlar düşsel bir kompozisyon içinde sunulurlar. En ünlü gerçeküstücü ressamlar; R. Magritte, P. Delvaux ve S. Dali adları sayılabilir.

GİYOTİN PENCERE

Biri sabit, diğeri ise düşey yuvalar içinde hareketli iki kanattan oluşan pencere türü. Geleneksel Anadolu Türk evinin standart pencere tipidir. Özellikle İstanbul evlerinde başka bir tür pencereye hemen hemen hiç rastlanmaz.

ROMANESK MİMARLIK

Avrupa'da 7. yy. ile 13. yy. arasında gelişen mimari üslup. Hemen hemen tüm örnekleri dinsel yapılardır. Temel özellikleri yuvarlak kemer ile beşiktonoz ile kullanımı ile masif duvarlar ve basit bir eklemlendirmedir.  Yapılar az pencereli, basit kitlelerin kolayca tanımlanabilir ögeler olarak bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Bezemeye oldukça az yer verilmiştir. 11. yy2ın başına dek tonoz örtü sistemlerinde basit alçaklıkların geçilmesi denemelerine girişilmemiştir. Yapılar küçük boyuttadır. 1950'lerden sonra büyük kilise ve katedral yapımlarına girişilir. Örneğim; Fransa'da beşiktonoz'un egemenliğine karşı, Almanya'da çapraz tonoz daha geneldir. Önemli örnekler; Almanya'da Speyer, Hildesheim, İtalya Milano'da S. Vincenzo in Prato, Fransa'da Cluny Manastırı, Vezelay, İspanya'da Santiago de Compostela, İngiltere'de Durham katedralleridir.

KIŞ BAHÇESİ

Dökme demir ya da çelik bir strüktürle taşınan camla örtülü büyük limonluk. İçinde sıcak iklim bitkileri yetiştirilir. 19. yy.'da Avrupa'da Endüstri devrimi'nin ortaya çıkardığı bir yapı tipidir. İlk örneği 1832'de Londra yakınlarındaki Kew Kardens'ta yapılan kış bahçesidir. Sonraları tüm Avrupa kentlerinde kışbahçeleri yapılmıştır. Modern Miralık'ın gelişmesinde, eklektisizme karşıt biçimlenişleri nedeniyle etkili olmuşlardır. Örneğin; genellikle ilk gerçek -modern- yapı sayılan Chrystal Palace da, tasarım özellikleri açısında bir kış bahçesi sayılabilir.

KİŞİSELLEŞTİRME

Resim ve heykel sanatlarında bazı soyut kavramların ve bazı doğal gerçekliklerin bir insan betisi olarak simgelenmiş biçimi. Özellikle orta çağ ve sonrasının Avrupa sanatında görülür. Örneğin; erdem, sadakat, deha gibi kişisel özellikler, kilise ve havra gibi dinsel kurumlar, kıtalar ve ırmaklar gibi coğrafi biçimler kişiselleştirilmiştir. Bu tutuma Antikite'de rastlanmadığı gerekçesiyle, 18. yy'da ki Yeni Klasik anlayış kişiselleştirmeye karşı çıkmıştır. 19. yy.'da Eklektisizmin yeniden canlandırdığı kişileştirme Moden Sanat'ta görülmez.

RÖNESANS SANATI

14. yy.'da İtalya'da başlayarak, 18. yy'a dek tüm batı ve orta Avrupa'da yayılan sanat hareketi. Genel olarak Rönesans, Antikite'nin yeniden gündeme gelişi ve ona öykünülmesi eylemi olarak tanımlanmıştır. Rönesans (Renaissance) sözcüğü de -yeniden doğuş- anlamına gelmekte ve 15. yy'da klasik çağ araştırmalarının canlanması olgusunu ifade etmektedir. Sözcüğün sanat tarihinde bir dönemi anlatacak biçimde kullanımı 1850'lerde ortaya çıkar. Antik Roma'ya bir öykünme olarak başlanmasına ve dönemine böyle bir amacın izlendiğinin sanılmasına karşın, gerçekte, Rönesans batı sanatının özgün yaratıcılık gösterdiği bir dönemdir. Tüm sanatlarda Rönesans ürünleri Roma sanatı'nınkilerden her açıdan farklı olmuştur. Antik düzenlerin kullanımına bile, bu kullanım bezemeden öteye gitmez ve çoğunlukla yüzeysel bazı benzerliklerden fazla, farklılıklar söz konusudur. Mimarlıkta Rönesans, bazı Yunan ve Roma ögelerinin, örneğin; Antik sütun, silme, pilastr ve başlıkları…