Ana içeriğe atla

AÇIK SOFA

Anadolu Türk evinde sofa, hayat ya da sergah vs gibi adlarla anılan mekanın bir türü. Açık sofa, kapalı sofanın aksine dört yönden odalarla kapatılmış değildir. An fazla üç yönünde oda bulunur ve en az bir yönden dış mekana açıktır. Açık sofanın en sık rastlanan türünde odalar sofanın uzun kenarından biri boyunca sıralanırlar; diğer uzun kenar üzerinde ise, ahşap taşıyıcılar dizilidir. Önceleri bu kesimde pencere vs. gibi saydam bir bölücü öge de bulunmaz. Sofa ya doğrudan dış mekana açılır, ya da kışın geçici olarak kalın perdelerle kapatılırdı. 19. yy'da açık sofaların bazı yörelerde geniş camlı yüzeylerle kapatılmasına başlanmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEF

Kilisede Apside dik doğrultuda, birbirlerinden sütun ya da ayak dizileriyle ayrılmış, uzunlamasına mekanların her biri.

NARTEX

Erken Hristiyan Bizans mimarilerinde kilisenin ana mekanına açılan giriş bölümü. Erken Hristiyan kiliselerinde bir revak biçiminde yapılmıştır. Bizans'taysa, genel olarak kilisenin batısında ana eksene dik konumda yeralan ve dışa kapılarla açılan bir kapalı mekandır.

İKONOGRAFİ

Dinsel içerikli sanat yapıtlarında betimlenen, dinsel olay ya da kişiyle ilgili tipleşmiş, hatta bir ölçüde standartlaşmış biçim düzenleri veya kalıplarını inceleyen bilimsel disiplin. Endüstri çağı öncesinde sanat yapıtları, özellikle de dinsel sanat yapıtları sanatçıya pek az özgürlük tanıyan belirli biçim kalıplarına uymak zorundaydı. Öyle ki, bu biçim kalıpları ve sahnelerin birer de adı bulunur. Sanatçı, kendisinden istenilen sahneyi istediği biçimde kişisel yorum payı çok az olarak yapıta dönüştürürdü. Örneğin; Antikite'de, Bizans'ta, genel olarak Hıristiyan sanatında ve Budist sanatta bu alanların özel ikonografisini bilmeksizin bir sanat tarihi araştırması yapmak imkansızdır. Dolayısıyla ikonografi, sanat tarihine yardımcı bir disiplin sayılabilir. Dinsel sahneleri resmetme geleneği olmayan sanatlarda doğal olarak ikonografi'den söz edilemez. Bu nedenledir ki bir İslam ikonografisi yoktur.