Ana içeriğe atla

UYGUR SANATI

Bugünkü Doğu Türkistan'da 745'den 12. yy'a dek aynı adlı Türk devletlerinin sınırları içinde gelişen sanat. Çin ve Hint sanatlarının etkilerini yansıtır. Uygurlar'dan resim, heykel ve mimarlık ürünleri günümüze gelebilmiştir. Mimarlıkta kerpiç ana malzeme olmuş, kubbe teknikleri geliştirilmiştir.Türk içgeninin de yine ilk kez Uygurlarca kullanıldığı söylenebilir. Örneğin; İli-Köl'de böyle bir yapı bulunmuştur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEF

Kilisede Apside dik doğrultuda, birbirlerinden sütun ya da ayak dizileriyle ayrılmış, uzunlamasına mekanların her biri.

İKONOGRAFİ

Dinsel içerikli sanat yapıtlarında betimlenen, dinsel olay ya da kişiyle ilgili tipleşmiş, hatta bir ölçüde standartlaşmış biçim düzenleri veya kalıplarını inceleyen bilimsel disiplin. Endüstri çağı öncesinde sanat yapıtları, özellikle de dinsel sanat yapıtları sanatçıya pek az özgürlük tanıyan belirli biçim kalıplarına uymak zorundaydı. Öyle ki, bu biçim kalıpları ve sahnelerin birer de adı bulunur. Sanatçı, kendisinden istenilen sahneyi istediği biçimde kişisel yorum payı çok az olarak yapıta dönüştürürdü. Örneğin; Antikite'de, Bizans'ta, genel olarak Hıristiyan sanatında ve Budist sanatta bu alanların özel ikonografisini bilmeksizin bir sanat tarihi araştırması yapmak imkansızdır. Dolayısıyla ikonografi, sanat tarihine yardımcı bir disiplin sayılabilir. Dinsel sahneleri resmetme geleneği olmayan sanatlarda doğal olarak ikonografi'den söz edilemez. Bu nedenledir ki bir İslam ikonografisi yoktur.

NARTEX

Erken Hristiyan Bizans mimarilerinde kilisenin ana mekanına açılan giriş bölümü. Erken Hristiyan kiliselerinde bir revak biçiminde yapılmıştır. Bizans'taysa, genel olarak kilisenin batısında ana eksene dik konumda yeralan ve dışa kapılarla açılan bir kapalı mekandır.