Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NERVÜR

Bir yüzey üzerinde birbirine paralel eş aralıklı çizgisel çıkıntılar. Tonoz, kubbe, döşeme vs gibi strüktürel ögeler üzerindeki bu tür çıkıntılar için de geçerlidir. Kubbe üzerinde yer aldığında ışınsal biçimde yapılır.

HAYVAN ÜSLUBU

Orta Asya'dan Rusya'ya kadar uzanan tüm Avrasya steplerinde, yaklaşık olarak MÖ 1000 - MS 1000 yılları arasında madeni eşya üzerinde uygulanmış bir üslup. Temel özelliği biçim malzemesi olarak yalnızca üsluplaştırılmış hayvan betilerini kullanması ve taşınabilir eşyalar üzerinde görülmesidir. Bu üslubun, steplerde yaşayan bütün göçebe uluslarda ortak olduğu ve Türkler'in de bunlar arasında bulunduğu varsayılmaktadır.

HELENİSTİK SANAT

Antik Grek sanatının MÖ 300 ile MÖ 30 yılları arasındaki dönemi. Grek dünyasının büyük bir ekonomik refah yaşadığı bu yıllarda, klasik dönemin statik biçimleri Baroklaşmaya başlar. Özellikle heykelde, klasik betiler hemen hemen hareketsiz biçimde sunuldukları halde, Helenistik dönem heykellerinde abartılı bir devinim gözlenir. Mimarlıkta ise, yapı tiplerinde büyük bir çoğalma görülür.Klasik dönemin tek yapı türü tapınaktır. Oysa, Helenistik dönemde stoa, kitaplık, bouleuterion, gimnazyum birer anıtsal kamu yapısı olarak belirirler.

HEKATOMPEDON

Cello kesiminin uzunluğu yüz ayak boyutunda olan Antik Yunan tapınak tipi. Örneğin; Atina Akrapolünde ki eski Parthenon bir hekatompedondu.

ADERANS

Farklı inşaat malzemelerinin birbirlerine yapışabilirlik derecesi. Örneğin, yüzeyi hafif paslı inşaat demirleri betonarme içinde, normal demire oranla daha yüksek bir aderans gösterir.

ADA YAZMALARI

Karolenjler dönemine ait minyatürlü yazmalar koleksiyonu. Batı Almanya'da Trier Lent kitaplığında bulunan bu kitaplar, Şariman'ın kız kardeşi olduğu sanılan Ada tarafından armağan edilmiştir. -Karolenj Rönesansı- diye bilinen canlanma döneminin en ilginç örneklerindendir. Özellikle minyatürleri açısından Geç Antik ve Erken Bizans sanatlarıyla bağlantılı bir sanat anlayışının ürünü olarak değerlendirilirler.

ADAK STELİ

Antikite'de adak niteliğinde küçük dikilitaş, stel. Bir adağın gerçekleşmesi üzerine diktirilirdi.

ADAK

Çok tanrılı dinlerde ve Hristiyanlıkta bir isteğin yerine gelmesi için adanıp, istek gerçekleşince tapınağa sunulan her tür eşya.

ADA

Kent içinde sokak ya da caddelerce  dört yandan sınırlanmış alan. Yapılar ve parseller bu adaların içinde yer alır.

ZAVİYELİ CAMİ

Erken Osmanlı Mimarlığı'nın ortaya çıkardığı bir yapı tipi. İlk örneği, Osman Gazi döneminde yapılan ve bugün ancak temel düzeyinde varlığını sürdürebilen İznik Orhan Camisidir. (14. yy.'ın başı) 16. yy'da artık uygulamasından vazgeçilen zaviyeli caminin en önemli örnekleri, Bursa'da Orhan, Muradiye, Hüdavendigar, Yıldırım camileri ile Edirne'de Muradiye, Amasya'da Yörgüç paşa, İstanbul'da Mahmut paşa camileridir. Zaviyeli camilerde plan, iki yandan hacimlerle kuşatılmış uzunlamasına bir orta mekandan oluşur. Bu yan mekanların zaviye işlevi gördüğü düşünüldüğünden ötürü, bu adla anılmışlardır. Aynı yapı tipi için ters T planlı cami, fütüvvet camisi ve çok işlevli cami gibi adlar da önerilmiştir.

MAFSAL

Mimarlıkta kiriş, lento gibi yatay elemanların düşey taşıyıcıyla birleşip yüklerin aktarıldığı noktalara verilen ad. Mafsal bu anlamıyla geniş bir kullanım alanına sahiptir. Betonarme sistemler için olduğu kadar, çelik strüktürlerin birleşim noktaları için de kullanılır.

PRECİSİONİSM

1920'lerde gelişen Amerikan soyut resim akımı. Teknikleri birleştirilmiş biçimleri, keskin konturları ve homojen, düz renk alanlarını kullanmaktaydı. Konu olarak ABD'ye özgü endüstriyel ve mimari motifleri kullanmışlardır. En ünlü üyeleri; C. Sheeler, N. Spencer, C. Demuth ve G.O. Keeffe idi.

KROKİ

Resim sanatında yalnızca çizgi ile yapılan ve ana hatları gösteren, ayrıntılara inmeyen taslak. Kroki, bir yapıtın ön çalışması niteliğinde olabileceği gibi, böyle bir amaç gözetmeden de yapılabilir. Eskiz sözcüğü ile yakın anlamlıdır. Mimarlıkta ise, daha çok bir yapıyı çevresiyle birlikte gösteren ayrıntısız ve şematik bir plan anlamına gelir.

DİYABAZ

Kendine özgü bir dokusu olan yeşilimsi renkli porfirik bir kültedir. Diyabaza bazen yeşil taş adı da verilir. Eski yapılarda genellikle sütun olarak kullanılmıştır.

WESTWERK

Erken Romanesk dönemde yapılmış çift uçlu Alman kiliselerinin batı kesimi. Bu tür kiliselerde, genel olarak doğu bölümünde bulunması gereken apsid, transept ve kuleler, kilisenin hem batı hem de doğu ucunda yer alır. Örneğin; Hildesheim'daki St. Michael Kilisesi'nin (1001-33) böyle bir westwerk'i vardır.

PİRAMİT

Eski Mısır anıtsal mezar yapısı. Kökenini mastabaların oluşturduğu sanılır. İlk piramidin Sakkara'da firavur Koser için basamaklı yapılması da, bu görüşü destekleyici niteliktedir. Bu yapı üst üste yerleştirilmiş mastabalardan oluşmuş izlenimini verir (MÖ 3. binyılın başları). Daha sonraları ise bilinen gerçek piramit formu ortaya çıkar. Bunun en ünlü örnekleri Gize'de firavun Khufu ve Khafra için yapılanlarıdır (MÖ 3. binyılın ortaları)

ALINSALLIK

Sanat yapıtlarında insan vücudunun ve özellikle de, omuzdan yukarısıyla başın tam ön cepheden betimlenmesi durumu. Bizans sanatında, genellikle, din büyüklerinin resmedilmesi için çok sık başvurulan bir tekniktir.

AMİENS OKULU

Flandr sanatıyla yakın üslup özellikleri gösteren 15. yy'da gelişmiş bir Fransız resim okulu.

CAMPANİLE

İtalyan kiliselerinin ana kilise yapısından bağımsız olarak inşa edilmiş çan kulesi. 9. yy'dan Rönesans'a kadar uygulanmış bir tiptir.

SHERATON ÜSLUBU

16. Louis Üslubu'na koşut olarak İngiltere'de gelişen ve özellikle mobilya tasarımı üzerinde etkili olan bir üslup.

KOPT SANATI

Mısır'da 3. yy'dan 9. yy'a dek gelişen sanat üslubu. Erken Hristiyan Sanatı'nın gelişen bir koludur. Önceleri, Roma Sanatı'nın etkileriyle, özellikle portre resminde görülen güçlü bir gerçekçilik sergiler. Sonraları, betimleyicilikten gitgide uzaklaşarak, bezeme ve süslemeye ağırlık vermiştir.

KORDON

Genellikle ipek ya da pamuk ipliğinden hazırlanmış, çok bükümlü kalın sicim. Döşemede dikiş yerlerini örtmek çin kullanılır. Ağaç malzemenin kenarına açılan girinti ve çıkıntılar.