Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÜSLUPLAŞTIRMA

Bitki ya da hayvanların doğadaki biçimlerinin şematikleştirilip yalınlaştırılarak betimlenmesi. Üsluplaştırma bunun ötesinde belirli bir oranda bir deformasyonu da içerir. Üsluplaştırma sonucunda ortaya çıkan sanat ürünü doğadaki gerçekliği aynen yansıtmaz, ancak onu anımsatır. Yarattığı betinin ayrıntılarda depil, toplumsal bir kararın sonucu olmasıdır. Şöyle ki, bir dönem ve toplumda hangi varlığın hangi biçimde üsluplaştırılacağı konusunda verilen karar bireysel nitelikte olmaz; tüm ürünler ve sanatçılarda aynı üsluplaştırma biçimi görülür.

VİCTORİA ÇAĞI ÜSLUBU

İngiliz sanatının kraliçe Victoria'nın saltanat yılları içinde kalan dönemi. Yaklaşık olarak 1840 ile 1900 yılları arasını kapsar ve tüm sanatlarda tarihselci ve eklektisist eğilimler biçiminde kendini gösterir.

YENİ PLASTİSİZM

De Stijl sanat anlayışı. T. Mondrian ve T van Desburg tarafından kurulmuştur. Yalnızca temel renkleri ve ana geometrik biçimleri kullanan bir tasarım tutumudur. Resim, heykel ve mimarlık alanlarında etkili olmuştur.

YENİ RÖNESANS

19. yy'da ortaya çıkan ve eklektisizm'in kapsamı içinde değerlendirilen, yönelim olarak Rönesans'ın biçim dilini canlandırmaya çalışan sanat akımı. Mimarlıkta özellikle Alman mimarı G. Semper tarafından savunulmuştur.

YENİ GERÇEKÇİLİK

1960'da Fransız sanat eleştirmeni P.Restany tarafından önerilen terim (le nouveau realisme) soyut sanat anlayışında çalışmayan Avrupalı sanatçıların yapıtlarını niteler.Bunlar genellikle Pop Art doğrultusunda ürünler vermişlerdir.

KOLAJ

Dadacılarca yaratılmış bir resim sanat tekniği. Elde mevcut her tür basılı, çizili ya da fotografik malzemenin bir yüzey üzerine yeni bir kompozisyon oluşturacak düzende yapıştırılmasıyla elde edilir. Böylelikle, kendileri sanatsal nitelikte olmayan çeşitli malzemeler, yalnızca yeni bir kompozisyon oluşturmak için kullanılmaları sayesinde bir sanat yapıtı meydana getirirler. Bu durumda sanatsal üretim süreci, sadece bir kompoze etme etkinliğine indirgenmiş olur.

KAPALIÇARŞI

Üstü kagir ya da ahşap konstrüksiyonla örtülü sokaklardan oluşan çarşı sitesi. Kapalıçarşıların geçmişi Roma'ya kadar uzanmaktadır. Roma'da Hadrian çarşısının bir bölümü tonozlarla örtülü bir kapalıçarşı biçimindeydi. Ortaçağ Avrupa'sında ve Bizans'ta kapalıçarşı yapılmamıştır. Gerçek kapalıçarşıların İslam dünyasında, özellikle İran'da ve Osmanlı'da ortaya çıktığı söylenebilir. İstanbul başta olmak üzere, Edirne, Bursa, Kayseri gibi kentlerde kapalıçarşılar vardır.

FİGURA PİRAMİDALE

İtalyan Yüksek Rönesans resimlerindeki kompozisyon düzenini anlatmak için kullanılan İtalyanca sözcük. Böyle bir resimde figürler topluca eşkenar bir üçgen oluşturacak biçimde kullanılmışlardır.

PUANTİYİZM

Türkçe'de noktacılık biçiminde çevrilebilecek Fransızca Pointtilisme'den kaynaklanan sözcük.  Yeni İzlenimci akım bünyasindeki bir eğilim ve teknik için kullanılır. Bu eğilimdeki ressamlar amaçladıkları resimsel etkiyi renkleri küçük noktalar biçiminde gruplayarak elde etmişlerdir. En ünlü puantiyist sanatçı G. Seurat'tır (1859-91) Puantiyizm'e bugün artık kullanılmayan -Divisionnisme- adı da verilmiştir.

BOZKIR SANATI

Tunç çağı'nda İç Asya'dan Macaristan'a dek uzanan Avrasya bozkırlarında yaşamış göçebe kavimlerin sanatsal yaratması. Genellikle taşınabilir ve metal eşya türünden ürünler vermiştir. Hayvan üslubu'da denir.

BRÜTALİZM

1950'lerin başında ortaya çıkan bir modern mimarlık akımı. Yapının malzeme, strüktür ve işlevinin dışardan algılanabilir biçimde tasarlanmasına yönelik bir anlayış geliştirmiştir.  1920 ve 30'larda her tür yapı malzemesi ve tekniğini bir örtücü malzeme (genellikle sıva) altında gizleyen anlayışına karşılık olarak, Brütalizm bunların -dürüstçe- dışavurulmasını yeğlemiştir.

İlk brütalist yapı İngiltere'de 1940'larda Peter ve Alison Smithson'un tasarladığı bir okuldur. Bu örnekte yalnızca ısıtma ve su donanımı gibi tesisat ögeleri (borular vs) duvarlara gömülmeden açıkta bırakılmıştı. Sonraki yıllarda tüm malzemeler, başta betonarme strüktür olmak üzere, görülür durumda bırakılacaktı. 1960'larda ise L. Kahn'ın Richards tıp merkezi yapısı için geliştirdiği tasarımda görüldüğü gibi, tüm işlev alanları, sirkülasyon ögeleri ve donanımları kendileri içinde planlanmış biçimde çözülerek, gereklilik doğrultusunda bir araya getirildiler. Yeni Brütalizm anlayışı ise, b…

BRÜTALİST ANLAYIŞ

Brütalizm'in Modern mimarlık akımlarından biri olmasına karşılık, brütalist anlayış modern mimarlığın sınırlarını çok aşan genel bir mimari davranış biçimi olarak, tarih boyunca geniş çapta uygulanmıştır. Yapının strüktür ve malzemesini gözlerden saklamaksızın açıkta bırakan ya da iç mekanın örgütlenme mantığının dışardan algılanabilmesine olanak veren tüm dışavurumcu anlayışlar brütalist anlayış kapsamında düşünülebilirler. Örneğin Türk halk mimarlığında brütalist anlayış geniş ölçüde uygulanmıştır.

BEAU DİEU

Fransızca'da -güzel tanrı- anlamına gelen sözcük, Hz. İsa'yı öğretmen olarak betimleyen bir Gotik heykel tipidir. En ünlü beau dieu heykeli Amiens Katedrali'nin kapısında bulunur.

BEATUS YAZMALARI

Libbanalı Beasus isimli bir İspanyol keşiş tarafından 8. yy'da yazılmış dinsel bir kitabın yazma kopyaları. Bu yazmadaki resimler Romanesk heykelcilik için örnek işlevi görmüştür.

İNDEPENDENT GROUP

1950'lerde bir araya gelen ve Pop Art anlayışı doğrultusunda çalışan İngiliz sanatçılar grubu.

FÜTURİST

Füturizm akımı doğrultusunda çalışmış sanatçılara verilen addır.

FOVİZM

Yapıtlarını 1905'de Paris'de topluca sergileyen bir Fransız ressamlar grubunun sanatsal anlayışı. İzlenimcilik'in bir devamı sayılabilir. İzlenimciler'de pastel ve yumuşak olan renk tonları, fovistlerde parlaklaşmış, birincilerde küçük fırça darbelerine ağırlık veren teknik ise geniş ve tek defada oluşturulmuş renk lekeleri oluşturma anlayışına dönüşmüştür. Yine İzlenimcileri'in aksine, Fovistler resimlerde nesneleri formasyona uğratarak remetmeyi amaçlamışlardır. Öncüsü H. Matisse olan grubun öteki üyeleri; G. Rouault, M, Vlaminck, A. Derain ve R. Dufy'dir.

FROTTAGE

Gerçeküstü akım sanatçıları tarafından kullanılan bir teknik. Hafif girintili çıkıntılı pürüzlü bir yüzey üzerine yerleştirilen bir kağıda kömür kalem sürülerek kopya etmek anlamına gelir. Bu işlem sonucunda nesnenin doku oluşumu kağıt üzerine geçirilir.

FRONTE NUOVO DELLE ARTİ

1946 yılında faşist rejimin yıkılışıyla beliren özgürlük ortamında kurulan bir İtalyan sanatçı grubu. Üyeleri kesin bir tutum ortaklığı göstermez. Grup Ekspresyonizmden Soyut sanata dek uzanan farklı eğilimleri içinde barındırmıştır. 1948 den sonra grup içinde soyut eğilimler apırlık kazanır. Üyelerinden bazıları; R. Birolli, A. Coipora, A. Fizzinato, G. Santomaso.

FUNK ART

1960'larda ortaya çıkıp resimli romanlardan alınmış biçim ögeleri ve teknikleri kullanan bir sanat akımı. Halk zevkine uygun bir sanatsal üretimi amaçlar. Pop Art kapsamında değerlendirilebilecek bir anlayış geliştirmiştir.

TEPE PENCERESİ

19. yy öncesinde yapılmış Osmanlı konut yapılarında, odaların üstünde iki pencere dizisinden oluşan bir açıklık düzeni bulunurdu. Bu iki pencere dizisinden alttakiler camsız ve ahşap kapaklıydı; gerektiğinde ve geceleyin bunların kapakları kapatılırdı. Üstteki pencereler ise, birer revzenle donatılmıştı ve bunların önünde ne kapak ne de perde bulunmazdı. Bu üsttekilerin her birine tepe penceresi adı verilmiştir. Kafa penceresi de denir.

TENASÜP

Osmanlıca da uyumluluk ve yetkin biçimde oranlandırılmışlık anlamlarına gelir.

TEMREN

Mızrak türünden dürtücü silahların ucuna takılan, metalden yapılmış sivri ve keskin parça.

Sedefkarlıkta kullanılan ve mızrak temrerine benzer bir bezeme ögesi.

TEMPERA

Boyar maddenin tutkallı suyla, genellikle de yumurtayla karıştırılmasıyla elde edilen bir boya türü ve bu boya kullanılarak yapılmış resim. Tempera Ortaçağ'da sık kullanılmış, 15. yy'dan sonra yağlıboya resmin gelişimiyle birlikte ortadan kalkmıştır.

TEMME

Eski İslam el yazma kitaplarında -bitti- anlamında kullanılan ve -te- ile -mim- harflerinden oluşan özel simge.

TEMENOS

Duvarla çevrelenmiş kutsal alan ya da dinsel yapı topluluğunu içeren bölge. Bütün uygarlıklardaki bu tür alanlar için kullanılabilir; sadece İslami yapılar bunun dışında tutulmalıdır.

FANG

Çin resim sanatında kopya. Böyle bir yapıt aynen kopya olabileceği gibi, özgün bir yapıtın serbest bir yorumu da olabilir.

FALİMİSTERE

C. Fourier (1772-1837) tarafından ortaya atılan phalanstere adlı konut tipini gerçeğe dönüştüren ve J. Godin (1817-1889) tarafından Fransa'da inşa ettirilen işçi yerleşmesi. İşçi sınıfının barınma koşullarındaki bozukluğu düzeltmeyi ön gören ilk konut tipi denemelerinden biridir. Bir avlu çevresine yerleştirilmiş küçük dairelerden oluşan apartmanlardan meydana gelirdi. Ayrıca okul, banyo, topluluk merkezi gibi donatıma sahipti.

ÇOK AYAKLI CAMİ

Namaz kılınan alanın çatısını taşımak için eş aralıklı dizilmiş çok sayıda sütundan yararlanan bir örtü sistemine sahip cami plan tipi.

AMFİ

Amfitiyatro sözcüğünün kısaltılmış biçimidir. Türkçe'de yalnızca yüksek okullardaki basamaklı derslikleri ifade eder.

AMBÜLATUVAR

Kilisede koro yerinin çevresini üç yönden dolanan arkadlı kesim. Yalnızca Avrupa mimarlığında görülür. Gotik dönemle birlikte ortaya çıkmıştır.